Ceza Hukuku
IBAN kullandırma cezası ve TCK 158/4: yarı indirim, beraat şartları ve geçiş hükmü - Av. Mustafa Yilmaz

IBAN Kullandırma Cezası

IBAN kullandırma cezası, hesabın dolandırıcılıkta kullanılması halinde dolandırıcılığa iştirak hükümlerine göre belirlenir. 31 Temmuz 2026’dan itibaren bu ceza TCK 158/4 uyarınca yarı oranında indirilir.

Banka hesabını, kartını veya IBAN’ını başkasına vermek tek başına ayrı bir suç değildir. Ancak hesap dolandırıcılıkta kullanılmışsa hesap sahibi dolandırıcılığa iştirak iddiasıyla yargılanır. Hesabını güven ilişkisiyle ve hiçbir menfaat sağlamadan veren kişi bakımından kast bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilebilmektedir. Para karşılığında hesap kiralayanlar ise mahkûm edilebilir. Ancak 31 Temmuz 2026’dan itibaren katkısı yalnızca hesabı veya kartı vermekle sınırlı olanların cezası yarı oranında indirilir (TCK 158/4). Bu hüküm geçmişe de uygulanır: Kanun yolundaki dosyalar bozulur. İnfaz aşamasındaki hükümlüler ise mahkemenin ihtarından itibaren 6 ay içinde mağdurun zararını tamamen giderirlerse etkin pişmanlık indiriminden yararlanabilir.

Son güncelleme: 2 Ekim 2026 | Yazar: Av. Mustafa Yılmaz (Bursa Barosu)

Bir üniversite öğrencisi, “hesabını bir haftalığına ver, 3.000 lira kazan” teklifini kabul ediyor. Aylar sonra farklı şehirlerden peş peşe ifade çağrıları geliyor. IBAN kullandırma cezası, çoğu kişinin karşısına tam olarak böyle çıkar. Hesabı veren kişi parayı hiç görmemiştir, ama dosyada adı geçen tek kişi odur.

Türkiye’de son yıllarda çok sayıda kişi “IBAN mağduru” olarak anılıyor. Bu kişiler banka hesabını bir arkadaşına, akrabasına veya internette tanıştığı birine kullandırmıştır. Şimdi onlarca farklı dosyada “nitelikli dolandırıcılık” sanığı olarak yargılanmaktadırlar. Bu kişilerin önemli bir kısmı gençler, öğrenciler ve ekonomik sıkıntı içindeki kişilerdir. Kimi birkaç yüz liralık “komisyon” karşılığında hesabını kiralamıştır. Kimi “kredi çıkaracağız” veya “iş başvurusu için hesap lazım” gibi vaatlerle kandırılmıştır. Kimi de yalnızca bir yakınına güvenmiştir. Kamuoyuna yansıyan açıklamalara göre yargıda bu türden yüz binlerce dosya bulunmaktadır.

Bu yazıda banka hesabını kullandıran kişilerin cezai sorumluluğunu, beraat ve mahkûmiyet kriterlerini, 12. Yargı Paketi’yle (7589 sayılı Kanun) getirilen TCK 158/4‘ü ve geçiş hükmünü ele alıyoruz. Onlarca dosyadan yargılananların izlemesi gereken yolu da anlatıyoruz. Hesabına dolandırıcılık parası gelenlerin yapması gerekenler ayrı bir başlıkta yer alıyor. Dolandırıcılık suçunun tüm yönleri için dolandırıcılık suçu ve cezası rehberimize bakabilirsiniz.

IBAN kullandırma cezası ve TCK 158/4: yarı indirim, beraat şartları ve geçiş hükmü - Av. Mustafa Yilmaz

IBAN kullandırma cezası ve TCK 158/4: yarı indirim, beraat şartları ve geçiş hükmü – Av. Mustafa Yilmaz

“IBAN Mağduru” Kimdir? Hukuki Bir Kavram mıdır?

“IBAN mağduru” ifadesi kamuoyunda, banka hesabı dolandırıcılıkta kullanıldığı için sanık konumuna düşen kişileri anlatmak için kullanılır. Ancak bu ifade hukuki bir statü değildir. Hesap sahibinin hukuki durumu, her dosyada ayrı ayrı, hesabı neden, kime ve hangi koşullarda verdiğine, menfaat sağlayıp sağlamadığına ve suçtan haberdar olup olmadığına göre değerlendirilir. Aynı “IBAN mağduru” tanımına giren iki kişiden biri beraat ederken diğeri mahkûm olabilir.

Kısaca, hesap sahipleri üç gruba ayrılabilir:

Grup Tipik durum Muhtemel sonuç
Gerçekten kandırılan hesap sahibi Arkadaşının, akrabasının veya “işverenin” bahanesine inanıp karşılıksız hesap veren; paradan pay almayan Kast yoksa beraat
Para karşılığında hesap kiralayan İnternetteki “IBAN kiralama” ilanıyla komisyon karşılığında hesabını veren Mahkûmiyet riski yüksek; katkı vermekle sınırlıysa TCK 158/4 ile yarı indirim
Şebekeye aktif katılan Hesabına gelen parayı çekip teslim eden, başka hesap bulan, mağdurla iletişime geçen Müşterek faillik; TCK 158/4’ün uygulanması tartışmalı

Hesaplar Nasıl Ele Geçiriliyor?

Dolandırıcılık şebekeleri, mağdurlardan topladıkları paraları kendi adlarına kayıtlı olmayan hesaplara yatırtır. Bu hesapları temin etmek için kullanılan yöntemler şunlardır:

  • “IBAN kiralama” ilanları: Sosyal medyada ve mesajlaşma gruplarında “hesabına gelen paradan yüzde 10 komisyon”, “günlük kazanç” gibi ilanlarla hesap sahiplerine ulaşılır.
  • Sahte iş ilanları: “Muhasebe asistanı”, “ödeme sorumlusu” gibi pozisyonlar için başvuranlardan “maaş yatırmak için” veya “şirket ödemelerini almak için” hesap bilgileri ve kartları istenir.
  • Kredi ve kredi notu vaatleri: “Kredi notunuzu yükselteceğiz, hesabınızda hareket olması lazım” bahanesiyle hesap kullanımı sağlanır.
  • Yakın çevre: Arkadaş, akraba veya komşu, “kartım bloke oldu”, “işyerime ödeme gelecek”, “yurt dışından para gönderilecek” gibi bahanelerle hesabı ister.
  • Kart ve şifre teslimi: Hesap sahibinden banka kartı, şifresi, internet bankacılığı bilgileri ve hatta telefon hattı teslim alınır.
  • Kripto ve ödeme kuruluşu hesapları: Son dönemde banka hesaplarının yanında elektronik para kuruluşu ve kripto borsası hesapları da aynı amaçla kullanılmaktadır.

Hesabını veren kişi durumu çoğu zaman aylar sonra öğrenir. Haber; farklı illerden gelen ifade çağrıları, tebligatlar veya hesaba konulan blokeyle gelir.

Hesap Sahibi Hangi Suçlamalarla Karşılaşır?

  • Nitelikli dolandırıcılık (TCK 158/1-f veya l): En yaygın suçlamadır. Dolandırıcılık internet üzerinden işlenmişse (f), kendini polis veya savcı olarak tanıtma yoluyla işlenmişse (l) bendi uygulanır. Her ikisinde de alt sınır 4 yıldır.
  • Basit dolandırıcılık (TCK 157): Nitelikli hal bulunmayan dolandırıcılıklarda. Uzlaştırmaya tabidir.
  • İştirak türü: Hesap sahibi, somut olaya göre müşterek fail (TCK 37) veya yardım eden (TCK 39) olarak suçlanır.
  • Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama (TCK 282): Bazı dosyalarda, hesaba gelen paraların aktarılması nedeniyle bu suçtan da iddianame düzenlenmektedir.
  • Örgüt suçları (TCK 220): Şebekeyle sürekli iş birliği içinde bulunan kişiler bakımından gündeme gelebilir.

Önemli bir savunma argümanı: Mağdur aldatıldıktan sonra parayı yalnızca bir banka hesabına göndermişse, banka yalnızca ödeme aracı olarak kullanılmış olur. Bu durum tek başına 158/1-f’deki “banka araç kılınarak” dolandırıcılığı oluşturmaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu bu ilkeyi açıkça benimsemiştir:

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2022/204, K. 2022/749, T. 29.11.2022: Hileli hareketlerle elde edilen yararın yalnızca bankalar aracılığıyla aktarılması halinde, TCK 158/1-f kapsamındaki “banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması” nitelikli halinin oluşmayacağı kabul edilmiştir.

Bu nedenle iddianamede 158/1-f uygulanmışsa şu sorular mutlaka sorulmalıdır. Aldatma gerçekten bir bilişim sistemi üzerinden mi yapıldı? Yoksa banka yalnızca ödeme aracı mıydı? Nitelikli hal bulunmuyorsa eylem basit dolandırıcılık olarak değerlendirilmeli. Bu da uzlaştırma, HAGB ve daha düşük ceza imkânlarını gündeme getirir.

Hesap Kullandıran Kişi Ne Zaman Beraat Eder?

Hesap sahibinin cezalandırılabilmesi için, dolandırıcılık suçuna bilerek ve isteyerek katıldığının ispatlanması gerekir. Hesap sahibinin hesabını veriş amacı ve koşulları, kastın belirlenmesinde belirleyicidir. Yargıtay içtihatlarında beraat kararına dayanak yapılan başlıca olgular şunlardır:

  • Hesabın güven ilişkisi içinde, bir yakının makul görünen bir bahanesi üzerine verilmesi
  • Hesap sahibinin hesaba gelen paralardan hiçbir pay almaması
  • Hesap sahibinin paraları kendisinin çekmemesi veya başkasına teslim etmemesi
  • Hesap sahibinin durumu fark ettiğinde bankaya veya kolluğa başvurması
  • Hesap sahibinin yaşı, eğitim durumu ve sosyal durumu itibarıyla hesabın dolandırıcılıkta kullanılacağını öngörmesinin beklenemeyecek olması
  • Hesabı alan kişinin kimliğinin ve bahanesinin mesajlar veya tanıklarla ortaya konulabilmesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/16966, K. 2024/7470, T. 04.06.2024: Kendini emniyet görevlisi ve savcı olarak tanıtan sanığın mağdurlardan para yatırmalarını istediği olayda; banka kartını tanışıklık ve güven ilişkisine dayanarak kullandıran ve hesaba gelen paradan pay almayan sanık bakımından suç işleme kastının bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmesi gerektiği kabul edilmiştir.

Bölge adliye mahkemeleri de, hesabın suçta kullanıldığı ve hesap sahibinin iştirak iradesi somut delillerle ortaya konulmadan mahkûmiyet kurulamayacağını vurgulayan kararlar vermektedir:

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi, E. 2024/2192, K. 2024/3237, T. 11.12.2024: Hesabın suçta açıkça kullanıldığı tespit edilmeden, hesaba para gönderenler ve alanlar ile transferlerin amacı konusunda tanık beyanları alınmadan mahkûmiyet kararı verilemeyeceği belirtilmiştir.

Hesap Kullandıran Kişi Ne Zaman Mahkûm Olur?

Buna karşılık aşağıdaki durumlarda mahkûmiyet riski yüksektir:

  • Hesabın para karşılığında, “komisyon” veya “kira” adı altında verilmesi
  • Hesap sahibinin hesabına gelen paraları çekip başkasına teslim etmesi veya başka hesaplara aktarması
  • Kısa süre içinde birden fazla bankada hesap açılıp hepsinin bilgilerinin verilmesi
  • Hesap sahibinin kart, şifre ve telefon hattını birlikte teslim etmesi
  • Hesabı alan kişinin kim olduğunun hiç bilinmemesi, yalnızca internet üzerinden tanışılması
  • Hesap sahibinin daha önce benzer bir soruşturmaya konu olmasına rağmen hesabını vermeye devam etmesi

Olası kast: Kişi hesabını para karşılığında tanımadığı birine vermiş olabilir. Hesabın yasa dışı işlerde kullanılabileceğini öngörüp kayıtsız kaldıysa olası kast tartışılır. Olası kastın kabulü halinde ceza, TCK 21/2 uyarınca üçte birden yarıya kadar indirilir.

12. Yargı Paketi ile Gelen TCK 158/4: Yarı Oranında İndirim

7589 sayılı Kanun’un 13. maddesiyle TCK 158’e eklenen dördüncü fıkra şöyledir:

TCK 158/4: Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçlara iştirakin, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla kendisine veya başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilir.

Kanun gerekçesi iki amaca işaret eder. İlki, banka hesabını, kredi kartını veya kripto varlık hesabını suç örgütlerine kullandıranların sorumluluğunu netleştirmektir. İkincisi, bu kişilerin cezasında yarı oranında indirim yapmaktır.

Hükmün Unsurları

  • Dolandırıcılık suçuna iştirak: Hüküm, TCK 157 (basit) ve 158 (nitelikli) dolandırıcılık suçlarına iştirak halinde uygulanır. Başka suçlara (örneğin banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, aklama) iştirak için doğrudan uygulanmaz.
  • Konu: Banka veya kredi kartı gibi ödeme araçları ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi veya araçlar (IBAN, hesap numarası, kart, şifre, internet bankacılığı bilgileri, doğrulama kodları gibi).
  • Kendisine veya başkasına ait: Kişinin kendi hesabı olabileceği gibi, başkasına ait hesabın kart veya bilgileri de olabilir.
  • Haksız menfaat amacı: Hesabın, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla verilmesi gerekir. Para karşılığında hesap kiralayan kişi bu kapsamdadır. Hiçbir menfaat amacı taşımadan, kandırılarak hesabını veren kişi bakımından ise öncelikle kastın bulunup bulunmadığı ve beraat tartışılmalıdır.
  • “Vermek fiiliyle sınırlı” katkı: Kişinin suça katkısının yalnızca bu bilgi veya araçları vermekten ibaret olması gerekir.

“Vermekle Sınırlı” Ne Demektir?

Bu ifade, uygulamada en çok tartışılacak konudur. Genel olarak şu ayrım yapılmaktadır:

  • İndirimden yararlanabilecekler: Hesabını, kartını, şifresini veya IBAN’ını başkasına verip süreçten tamamen çekilen, mağdurla hiçbir temas kurmayan, parayı çekmeyen veya transfer etmeyen kişiler.
  • Tartışmalı durumlar: Hesabına gelen parayı, hesabı verdiği kişinin talimatıyla çekip teslim eden kişiler. Bu davranışın “vermek” fiilini aşan bağımsız bir katkı olup olmadığı Yargıtay kararlarıyla netleşecektir.
  • İndirimden yararlanamayacaklar: Mağdurla iletişim kuran, dolandırıcılık senaryosunu kurgulayan, başka hesap sahiplerini bulup şebekeye kazandıran veya örgütün işleyişinde rol alan kişiler.

Uygulama Sırası ve Diğer İndirimlerle İlişkisi

Kanun, TCK 158/4’ün diğer indirimlerle hangi sırayla uygulanacağını açıkça düzenlememiştir. Bu indirimler TCK 39 (yardım etme), TCK 21/2 (olası kast), TCK 168 (etkin pişmanlık) ve TCK 62’dir (takdiri indirim). Özellikle hesap sahibinin yardım eden olarak kabul edildiği durumlarda TCK 39 ile TCK 158/4’ün birlikte uygulanıp uygulanamayacağı tartışmalıdır. Bu konuda Yargıtay’ın vereceği kararlar belirleyici olacaktır. Savunmada lehe olan uygulama biçimi talep edilmelidir.

Ceza Ne Kadar Azalır?

Durum Hesaplama Sonuç ceza
158/1-f, alt sınır, indirim yok 4 yıl 4 yıl
158/1-f + TCK 62 4 yıl → 3 yıl 4 ay 3 yıl 4 ay
158/1-f + TCK 158/4 + TCK 62 4 yıl → 2 yıl → 1 yıl 8 ay 1 yıl 8 ay
158/1-f + TCK 158/4 + TCK 168/2 (1/2) + TCK 62 4 yıl → 2 yıl → 1 yıl → 10 ay 10 ay
157 (basit) + TCK 158/4 + TCK 62 1 yıl → 6 ay → 5 ay 5 ay

Ceza 2 yıl veya altına indiğinde, başka engel bulunmaması halinde cezanın ertelenmesi veya HAGB gündeme gelebilir. HAGB için zararın giderilmesi şartı da aranır (CMK m.231).

Geçiş Hükmü: Devam Eden ve Kesinleşmiş Dosyalar Ne Olacak?

TCK 158/4, sanık lehine bir düzenleme olduğundan TCK 7/2 uyarınca yürürlük tarihinden önce işlenen suçlara da uygulanır. 7589 sayılı Kanun ayrıca, dosyanın bulunduğu aşamaya göre özel bir geçiş hükmü getirmiştir:

Soruşturma ve İlk Derece Aşamasındaki Dosyalar

Henüz hüküm verilmemiş dosyalarda mahkeme, TCK 158/4’ü şartları varsa re’sen uygular. Savunmanın, katkının yalnızca hesabı vermekle sınırlı olduğunu delilleriyle ortaya koyması ve indirimin uygulanmasını açıkça talep etmesi önerilir.

İstinaf ve Temyiz Aşamasındaki Dosyalar

Geçiş hükmü, fıkra 6: Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 5237 sayılı Kanunun 157 nci veya 158 inci maddesi uyarınca haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası kanun yolu incelemesinde bulunan sanıklardan, bu maddeyi ihdas eden Kanunla 5237 sayılı Kanunun 158 inci maddesine eklenen dördüncü fıkranın uygulanacağı sanıkların bölge adliye mahkemeleri ceza dairelerinde bulunan dosyaları hakkında bozma kararı verilir ve dosya ilk derece mahkemelerine gönderilir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalar ise gelişlerindeki usule uygun olarak ilk derece mahkemelerine gönderilir.

Buna göre bölge adliye mahkemesinde veya Yargıtay’da bulunan dosyalar, TCK 158/4’ün değerlendirilmesi için ilk derece mahkemesine geri gönderilir. İlk derece mahkemesinde yapılacak yeni yargılamada, zararın giderilmesi (TCK 168/2) imkânı da değerlendirilmelidir.

İnfaz Aşamasındaki Dosyalar: 6 Aylık Etkin Pişmanlık Süresi

Geçiş hükmü, fıkra 7: Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 5237 sayılı Kanunun 157 nci veya 158 inci maddesi uyarınca haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olan ve haklarında 5237 sayılı Kanunun 168 inci maddesi uygulanmamış hükümlülerden, bu maddeyi ihdas eden Kanunla 5237 sayılı Kanunun 158 inci maddesine eklenen dördüncü fıkranın uygulanacağı hükümlüler, mağdurun uğradığı zararı mahkemece yapılacak ihtardan itibaren altı ay içinde aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, 5237 sayılı Kanunun 168 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanabilir. Bu süre içinde mağdurun zararı tamamen giderilinceye kadar, bu fıkra uyarınca infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemez. Bu fıkra hükümleri, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla hüküm verilmiş olup da kanun yoluna başvurulmaması sebebiyle bu maddenin yürürlüğe girmesinden sonra kesinleşen hükümler bakımından da uygulanır.

Bu hüküm, hüküm kesinleştikten sonra etkin pişmanlık imkânı tanıyan istisnai bir düzenlemedir. Dikkat edilmesi gerekenler:

  • Hüküm yalnızca daha önce TCK 168 uygulanmamış ve TCK 158/4’ün uygulanacağı hükümlüler için geçerlidir.
  • Süre, mahkemenin yapacağı ihtardan itibaren başlar ve altı aydır.
  • Zararın tamamen giderilmesi gerekir. Aynen geri verme veya tazmin yoluyla.
  • Bu süre içinde, sırf bu hüküm nedeniyle infaz ertelenmez veya durdurulmaz. Yani cezaevindeki hükümlü, zararı giderene kadar infaza devam eder.
  • Birden fazla dosyası bulunan hükümlü için her dosyada ayrı ihtar ve ayrı ödeme söz konusu olacaktır.

Kesinleşmiş Hükümlerde Uyarlama

Kesinleşmiş ve infaz aşamasındaki hükümler bakımından, TCK 158/4’ün uygulanması için hükmü veren mahkemeye uyarlama talebiyle başvurulabilir (TCK 7/2, 5275 sayılı Kanun m.98). Uyarlama yargılamasında mahkeme, hükümlünün katkısının hesabı vermekle sınırlı olup olmadığını değerlendirir. Şartlar varsa cezayı yarı oranında indirir. Bu başvuru, geçiş hükmündeki altı aylık etkin pişmanlık imkânıyla birlikte düşünülmelidir.

Onlarca Dosyadan Yargılananlar Ne Yapmalı?

Dolandırıcılar bir hesabı kısa sürede çok sayıda mağdura karşı kullanabilir. Bu yüzden hesap sahibi hakkında farklı illerde onlarca ayrı dosya açılabilir. Bu durum, hem ceza riskini katlar hem de dosyaların takibini zorlaştırır. İzlenmesi gereken yol şudur:

  • Tüm dosyaları tespit edin: e-Devlet üzerinden UYAP dava dosyası sorgulama hizmetini kullanarak ve avukat aracılığıyla hakkınızdaki tüm soruşturma ve kovuşturma dosyalarını belirleyin.
  • Tutarlı bir savunma çizgisi oluşturun: Farklı dosyalarda verilen çelişkili ifadeler, güvenilirliği zedeler. Hesabı kime, ne zaman, neden verdiğinize ilişkin anlatım her dosyada aynı olmalıdır.
  • Delilleri bir kez toplayın, her dosyaya sunun: Hesabı alan kişiyle yazışmalar, tanık beyanları, bankaya yapılan başvurular ve hesap hareketleri tüm dosyalarda kullanılmalıdır.
  • Dosyaların birleştirilmesini talep edin: Bağlantılı dosyaların tek bir mahkemede birleştirilmesi (CMK m.8-10), çelişkili kararları önler ve zincirleme suç değerlendirmesinin yapılmasını kolaylaştırır.
  • “Tek fiil” argümanını ileri sürün: Hesap sahibinin eylemi, hesabını bir kez başkasına vermekten ibarettir. Bu tek fiilin birden fazla mağdura karşı sonuç doğurması halinde TCK 43/2 kapsamında tek bir suç ve zincirleme suç hükümleri tartışılmalıdır. Uygulama bu konuda yeknesak değildir. Ancak argüman her dosyada mutlaka ileri sürülmelidir.
  • Her dosyada TCK 158/4’ü talep edin: İndirim her mahkûmiyette ayrı ayrı uygulanır.
  • Zararın giderilmesini planlayın: Her dosyadaki mağdurun zararının giderilmesi, o dosyada TCK 168 indirimini sağlar. Hesaba gelen tutarlar genellikle dosya başına düşük olduğundan, zararın giderilmesi çoğu zaman mümkün ve etkili bir yoldur.
  • Tebligat ve duruşmaları takip edin: Farklı illerdeki duruşmalara katılmamak veya tebligatları almamak, savunma hakkının kullanılamamasına ve yakalama kararlarına yol açabilir. Uzak yerlerdeki mahkemelerde ifade ve savunma, istinabe yoluyla bulunduğunuz yer mahkemesinde de verilebilir.
  • İnfazda toplama riskine karşı erken hareket edin: Ayrı ayrı kesinleşen cezalar infaz aşamasında toplanır. Tek başına kısa görünen cezalar, toplandığında yıllarca sürecek bir infaza dönüşebilir.

Hesabıma Dolandırıcılık Parası Geldi, Ne Yapmalıyım?

Hesabınıza tanımadığınız birinden para geldiyse veya hesabınızı verdiğiniz kişinin dolandırıcılık yaptığından şüpheleniyorsanız:

  • Parayı kesinlikle çekmeyin, harcamayın veya başkasına göndermeyin. Parayı çekip teslim etmek, suça iştirak şüphesini güçlendirir.
  • Bankanızı hemen yazılı olarak bilgilendirin ve paranın göndericiye iadesi için işlem başlatın. Banka yazışmalarını saklayın.
  • Savcılığa veya kolluğa başvurarak suç duyurusunda bulunun. Hesabınızı alan kişi sizi kandırdıysa, bu kişi hakkında siz de şikâyetçi olun.
  • Kartınızı, şifrenizi ve internet bankacılığı erişiminizi geri alın. Şifrelerinizi değiştirin, gerekirse kartı iptal ettirin.
  • Tüm yazışmaları ve kayıtları saklayın: Hesabı isteyen kişiyle yapılan mesajlar, arama kayıtları, sosyal medya hesabı ve ilan ekran görüntüleri savunmanızın temelini oluşturur.
  • İfadeye avukatla gidin. İlk ifade, sonraki tüm dosyalarda belirleyici olur.

Hesaba Bloke ve Bankacılık Sonuçları

Hesabı dolandırıcılıkta kullanılan kişinin hesabına savcılık veya hâkim kararıyla el konulabilir (CMK m.128). 7571 sayılı Kanun’la getirilen CMK m.128/A uyarınca, bilişim yoluyla işlenen nitelikli dolandırıcılık gibi suçlarda bankalar ve kripto varlık hizmet sağlayıcıları şüpheli işlemlere konu hesapları kısa süreli olarak askıya alabilir. Hesabına bloke konulan kişi, bloke kararına itiraz edebilir. Hesaptaki paranın meşru kaynaklı kısmını belgelerle ortaya koyarak blokenin bu kısım bakımından kaldırılmasını talep edebilir.

Bankalar ayrıca, şüpheli işlem tespit ettikleri müşterilerle ilişkiyi sonlandırabilir. Bu nedenle kişi, farklı bankalarda hesap açmakta güçlük çekebilir. Beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı alındığında bu kararın bankalara sunulması önerilir.

Hesap Sahibinin Hukuki (Tazminat) Sorumluluğu

Ceza davasından bağımsız olarak, parası hesabınıza gönderilen mağdurlar sizin hakkınızda tazminat davası açabilir veya icra takibi başlatabilir. Hesap sahibinin hukuki sorumluluğu, haksız fiile katılma veya sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde değerlendirilir. Ceza davasında beraat edilmesi, hukuki sorumluluğu her zaman ortadan kaldırmaz. Ancak hesabın kandırılarak verildiğinin ve paradan yararlanılmadığının ortaya konulması hukuk davasında da önemli bir savunma olur. Zararın ceza dosyasında giderilmesi, hem TCK 168 indirimini sağlar hem de sonraki hukuk davalarının önüne geçer.

Hesabınızı Asla Başkasına Vermeyin: Gençler ve Aileler İçin Uyarı

“Hesabını kullandır, komisyon kazan” ilanları, özellikle öğrencileri ve gençleri hedef almaktadır. Birkaç yüz liralık kazanç için verilen bir hesap, yıllarca sürecek yargılamalara yol açabilir. Onlarca dosya, bankacılık kısıtlamaları ve tazminat talepleri de bunun parçasıdır. Hiçbir meşru iş veya kredi süreci, kişinin banka kartını, şifresini veya internet bankacılığı bilgilerini başkasına teslim etmesini gerektirmez. Ailelerin, bu riskleri çocuklarıyla açıkça konuşması önemlidir.

IBAN Kullandırma Cezası Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

IBAN kullandırmanın cezası var mı?

Hesabını dolandırıcılıkta kullanılacağını bilerek veren kişi dolandırıcılığa iştirakten sorumlu olur. Nitelikli dolandırıcılıkta ceza 3-10 yıl, bilişim sistemi veya kendini kamu görevlisi olarak tanıtma hallerinde alt sınır 4 yıldır. 31.07.2026’dan itibaren katkısı yalnızca hesabı vermekle sınırlı olanların cezası yarı oranında indirilir.

Banka hesabımı kullandırdım, dolandırıcılık dosyası açıldı, ne yapmalıyım?

İfadeye avukatla gidin. Hesabı kime, neden verdiğinizi mesaj ve tanıklarla ortaya koyun. Menfaat sağlamadıysanız bunu belgeleyin. Tüm dosyalarınızı tespit edin, birleştirme ve TCK 158/4 ile TCK 168 imkânlarını değerlendirin.

Hesabımı arkadaşıma güvenerek verdim, ceza alır mıyım?

Güven ilişkisiyle ve hiçbir pay almadan hesabını veren kişi bakımından kast bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilebilmektedir. Bunun için güven ilişkisinin ve bahanenin delillerle ortaya konulması gerekir.

TCK 158/4 kimlere uygulanır?

Katkısı yalnızca ödeme aracını veya hesap bilgilerini başkasına vermekle sınırlı olan kişilere uygulanır. Kişinin bunu haksız menfaat amacıyla yapmış olması da gerekir. Ceza yarı oranında indirilir.

TCK 158/4 eski dosyalara uygulanır mı?

Evet. Lehe kanun olduğundan geçmişe etkilidir. İstinaf ve temyizdeki dosyalar ilk derece mahkemesine geri gönderilir. Kesinleşmiş dosyalarda uyarlama talep edilebilir.

Cezam kesinleşti, cezaevindeyim, yeni düzenlemeden nasıl yararlanırım?

Hakkınızda daha önce TCK 168 uygulanmamışsa ve katkınız hesabı vermekle sınırlıysa, mahkemenin ihtarından itibaren 6 ay içinde mağdurun zararını tamamen giderirseniz TCK 168/2’deki etkin pişmanlıktan yararlanabilirsiniz. Ayrıca TCK 158/4 için uyarlama talep edebilirsiniz.

Hesabıma dolandırıcılık parası geldi, ne yapmalıyım?

Parayı çekmeyin veya göndermeyin. Bankanızı ve savcılığı derhal bilgilendirin, iade işlemini başlatın ve tüm yazışmaları saklayın.

Hakkımda onlarca dosya var, hepsinden ayrı ceza mı alacağım?

Farklı mağdurlara karşı işlenen suçlar kural olarak ayrı suç sayılır. Ancak hesabı bir kez vermekten ibaret eylemin tek fiil olduğu ve TCK 43/2 kapsamında değerlendirilmesi gerektiği savunulmalıdır. Dosyaların birleştirilmesi de talep edilmelidir.

Dolandırıcılıkta banka hesabına bloke konulur mu?

Evet. Hâkim veya savcı kararıyla el koyma yapılabilir. Ayrıca 7571 sayılı Kanunla bankalara şüpheli hesapları kısa süreli askıya alma imkânı tanınmıştır. Bloke kararına itiraz edilebilir.

12. Yargı Paketi IBAN affı getirdi mi?

Hayır. 7589 sayılı Kanun bir af değildir. Düzenleme, dolandırıcılığa katkısı yalnızca hesabını veya kartını vermekle sınırlı olan kişilerin cezasında yarı oranında indirim öngörür. Mahkûmiyet ortadan kalkmaz, yalnızca ceza azalır.

IBAN kiralama cezası kaç yıldır?

Sabit bir süre yoktur. Temel ceza dolandırıcılığın türüne göre belirlenir. Bilişim sistemi veya banka kullanılarak işlenen nitelikli dolandırıcılıkta alt sınır 4 yıldır. Şartları varsa bu ceza TCK 158/4 uyarınca yarı oranında indirilir.

Sonuç: IBAN Kullandırma Cezası Dosyalarında Yol Haritası

Banka hesabını kullandırmak, tek başına ayrı bir suç olmasa da hesabın dolandırıcılıkta kullanılması halinde ağır sonuçlar doğurur. Hesabını güven ilişkisiyle ve menfaat sağlamadan veren kişiler bakımından beraat imkânı bulunmaktadır. Para karşılığında hesabını verenler için ise 12. Yargı Paketi’yle getirilen TCK 158/4, cezanın yarı oranında indirilmesini sağlar. Zarar da giderilirse ceza ertelenebilir seviyelere inebilir. Onlarca dosyadan yargılanan kişilerin tüm dosyalarını tek elden, tutarlı bir savunmayla yürütmesi, birleştirme, zincirleme suç, TCK 158/4 ve TCK 168 imkânlarını her dosyada ayrı ayrı değerlendirmesi, sonucu doğrudan belirleyecektir.

IBAN Kullandırma Cezası Dosyanız İçin Bursa Ceza Avukatı

Beraat savunması, TCK 158/4 indirimi, dosyaların birleştirilmesi ve 6 aylık etkin pişmanlık süresi ayrı ayrı takip gerektirir. İfade vermeden veya ödeme yapmadan önce dosyanızı ceza hukuku alanında çalışan bir avukatla değerlendirebilirsiniz.

Bursa Ceza Avukatı Avukat’a Sor

Danışmanlık ücretlidir. Avukatlık Kanunu gereği ücretsiz hukuki danışmanlık verilememektedir. Ücretler TBB Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi esas alınarak belirlenir.

Yazar Hakkında

Avukat Mustafa Yılmaz

Avukat Mustafa Yılmaz, Bursa Barosu’na kayıtlı lisanslı bir avukattır (Sicil No: 8324). Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. Stajını Ankara Barosu’nda tamamlamış ve mesleğini Bursa’da sürdürmektedir. Öğrencilik yıllarında Uluslararası Hukuk Kongresi’nde Türkiye’yi raportör olarak temsil etmiştir. Çeşitli sivil toplum kuruluşlarında görev almıştır. Dergi ve gazetelerde makaleleri yayımlanmaktadır. Ağırlıklı olarak ceza hukuku ve infaz hukuku alanlarında çalışmaktadır. Bursa ceza avukatı olarak soruşturma ve kovuşturma dosyalarını takip etmektedir.

Adres: Altınova Mah. İstanbul Cad. Buttim İş Merkezi No: 424 Kat: 5 İç Kapı No: 5094 Osmangazi/Bursa | Telefon: 0 501 341 01 06 | Hakkımızda

Hukuki uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı kararları değişebilir. Her somut olay kendi koşullarına göre değerlendirilmelidir.

Bursa Avukat