Ceza Hukuku
Haksız Tahrik ve Meşru Müdafaa - Av. Mustafa Yılmaz Hukuk Bürosu, Bursa

Haksız Tahrik ve Meşru Müdafaa - Av. Mustafa Yılmaz Hukuk Bürosu, Bursa

Haksız tahrik ile meşru müdafaa arasındaki fark nedir?

Haksız tahrik, haksız bir fiilin yarattığı öfke veya şiddetli elemle suç işleyen kişinin cezasını indirir. Suç yine suçtur, yalnızca ceza azalır (TCK m.29). Meşru müdafaa ise süren haksız bir saldırıyı orantılı biçimde savuşturmaktır. Şartları oluşursa fiil hukuka uygun sayılır ve beraat kararı verilir (TCK m.25/1). Savunmada sınır korku veya telaşla aşılmışsa da ceza verilmez (TCK m.27/2).

1/4 – 3/4Süreli hapis ve adli para cezalarında tahrik nedeniyle yapılacak indirim aralığı.
12 – 18 yılMüebbet hapis yerine verilecek ceza. Ağırlaştırılmış müebbette 18 – 24 yıl uygulanır.
BeraatMeşru müdafaa şartları tam oluşursa verilen karar (CMK m.223/2-d).
TCK m.27/2Sınır mazur görülebilir heyecan, korku veya telaşla aşılmışsa ceza verilmez.

Haksız Tahrik Nedir?

Kemal Bey, Osmangazi’de küçük bir esnaf lokantası işletiyordu. Bir akşam eski ortağı dükkâna geldi ve müşterilerin önünde ağır sözler söyledi. Kemal Bey öfkeyle karşılık verdi, arbede çıktı ve ortağı yaralandı. Savcılıkta ilk sorulan soru şuydu: Önce kim başladı? Dosyanın kaderini iki kavram belirleyecekti: haksız tahrik ve meşru müdafaa.

Haksız tahrik, haksız bir fiilin doğurduğu öfke veya şiddetli elemle suç işleyen kişinin cezasını indiren kurumdur. Kanundaki yeri TCK 29 hükmüdür. Kanun burada fiili haklı görmez. Yalnızca failin irade gücünün zayıfladığını kabul eder.

Bu nedenle tahrik, kusurluluğu azaltan bir nedendir. Suç oluşur, mahkûmiyet kurulur, ancak ceza azalır. Meşru müdafaa ise bambaşka bir sonuç doğurur. Orada fiil hukuka uygundur ve ceza hiç verilmez.

Kısa cevap: Tahrikte kişi öfkeyle karşılık verir ve cezası iner. Meşru savunmada kişi kendini korur ve ceza almaz. Ayrımı çoğu zaman saldırının o anda sürüp sürmediği belirler.

Haksız Tahrik Şartları Nelerdir?

Tahrik indirimi için dört şart birlikte aranır: haksız bir fiil, öfke veya şiddetli elem, tepki niteliğinde bir suç ve mağdurdan gelen davranış. Bu şartlar kanun metninden ve yerleşik Yargıtay uygulamasından çıkar. Biri eksikse indirim yapılmaz.

  • Haksız fiil: Tahrik eden davranış hukuka aykırı olmalıdır. Suç oluşturması şart değildir.
  • Hiddet veya şiddetli elem: Fail bu fiil yüzünden öfkeye veya derin üzüntüye kapılmış olmalıdır.
  • Tepki suçu: İşlenen suç bu ruh halinin sonucu olmalıdır. Arada nedensellik bağı aranır.
  • Mağdurdan gelen fiil: Haksız davranış suçun mağdurundan kaynaklanmalıdır. Tepki de ona yönelmelidir.

Haksız fiil mutlaka failin kendisine yönelmek zorunda değildir. Eşe, çocuğa veya yakın bir kişiye yönelen davranış da faili etkileyebilir. Mahkeme bu bağı her olayda ayrıca değerlendirir.

Tepkinin hemen verilmesi de zorunlu değildir. Aradan zaman geçse bile öfke veya elem sürüyorsa indirim uygulanabilir. Ancak süre uzadıkça nedensellik bağını göstermek zorlaşır. Hukuka uygun bir davranış ise tahrik sayılmaz. Örneğin alacağını yasal yoldan isteyen kişi kimseyi tahrik etmiş olmaz.

Haksız Tahrik Halinde Ceza Ne Kadar İner?

Ceza, suçun türüne göre üç farklı biçimde iner. Ağırlaştırılmış müebbet yerine 18 yıldan 24 yıla kadar hapis verilir. Müebbet yerine 12 yıldan 18 yıla kadar hapis verilir. Diğer hallerde ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar indirilir (TCK m.29).

Tahrik halinde ceza indirimi
Temel ceza Tahrik uygulanınca Örnek
Ağırlaştırılmış müebbet 18 – 24 yıl hapis Nitelikli kasten öldürme
Müebbet hapis 12 – 18 yıl hapis Kasten öldürme
4 yıl hapis 1 yıl ile 3 yıl arası Süreli hapis gerektiren suçlar
Adli para cezası 1/4 ile 3/4 arası indirim Para cezası gerektiren suçlar

Kanun artık ağır tahrik ve hafif tahrik ayrımı yapmaz. Tek bir aralık vardır ve oranı hâkim belirler. Hâkim seçtiği oranı gerekçesinde açıklamak zorundadır. Gerekçesiz veya dosyaya uymayan oran, istinaf ve temyizde bozma nedeni olabilir.

Oranı belirlerken şu ölçütlere bakılır:

  • Fiilin ağırlığı: Bıçaklı saldırı ile tek bir kötü söz aynı oranda değerlendirilmez.
  • Süreklilik: Uzun süre tekrarlanan hakaret, tehdit veya şiddet indirimi artırabilir.
  • Zaman aralığı: Haksız fiil ile tepki arasındaki süre dikkate alınır.
  • Tepkinin ölçüsü: Küçük bir haksızlığa çok ağır karşılık verilmişse indirim alt sınıra yaklaşır.

Tahrik, cezanın hesaplanmasında takdiri indirimden önce uygulanır (TCK m.61). Önce temel ceza belirlenir, sonra bu indirim yapılır. Takdiri indirim (TCK m.62) en sonda gelir. İki indirim birlikte uygulanabilir.

İlk Haksız Hareket Kimden Geldi?

Kural olarak ilk haksız hareket kimden geldiyse o kişi tahrikten yararlanamaz. Kavgayı başlatan, karşısındakinin tepkisini bahane edemez. Bu yüzden kavga dosyalarında en kritik soru budur.

Karşılıklı haksız davranışlarda mahkeme olayın bütününe bakar. Hangi davranış önce geldi, hangisi daha ağırdı, etki ve tepki dengeli miydi? Yargıtay uygulamasında bu ölçütler birlikte değerlendirilir. İlk hareketi yapan kişi çok ağır ve ölçüsüz bir karşılık görmüşse denge bozulmuş sayılabilir. Bu durumda onun lehine de indirim tartışılır.

Kimin başlattığı hiç belirlenemiyorsa şüphe sanık lehine yorumlanır. Yargıtay uygulamasında bu halde indirim genellikle alt sınırdan yapılır. Yani belirsizlik indirimi tümüyle ortadan kaldırmaz, ancak oranı düşürür.

Dikkat: İlk ifadede “önce ben vurdum” veya “ben başlattım” gibi özensiz bir cümle dosyanın yönünü değiştirir. Olay sırası net, sade ve delillerle uyumlu anlatılmalıdır.

Tahrik İndirimi Hangi Hallerde Uygulanmaz?

Tahrik indirimi, haksız fiil yoksa veya suç öfkeden değil başka bir saikten doğmuşsa uygulanmaz. Kıskançlık, alınganlık veya kişisel hırs tek başına yeterli değildir. Karşı tarafın yasal hakkını kullanması da tahrik oluşturmaz.

Töre saikiyle öldürme en çok tartışılan konudur (TCK m.82). Yargıtay uygulamasına göre bu nitelikli hal, mağdurdan gelen haksız bir fiilin bulunmadığı durumlar içindir. Mağdurun haksız bir davranışı varsa töre saiki kabul edilmez. O zaman suçun temel hali ve tahrik hükümleri gündeme gelir. Kan gütme saikinde de benzer bir yaklaşım görülür.

Hakaret suçunda ise özel bir hüküm vardır (TCK m.129). Hakaret haksız bir fiile tepki olarak işlenmişse ceza üçte birine kadar indirilebilir. Hâkim ceza vermekten de vazgeçebilir. Kasten yaralamaya tepki olarak hakaret edilmişse ceza verilmez. Karşılıklı hakarette de indirim veya cezadan vazgeçme mümkündür. Bu nedenle hakaret dosyalarında önce bu özel hükme bakılır.

Meşru Müdafaa Nedir, Şartları Nelerdir?

Meşru müdafaa, süren veya gerçekleşmesi muhakkak haksız bir saldırıyı orantılı biçimde savuşturmaktır. Kanun bu durumda faile ceza verilmeyeceğini söyler (TCK m.25/1). Kişi kendi hakkını da başkasının hakkını da koruyabilir. Şartlar saldırıya ve savunmaya ilişkin olarak ikiye ayrılır.

Saldırıya ilişkin şartlar şunlardır:

  • Haksız saldırı: Saldırı hukuka aykırı olmalıdır. Hukuka uygun bir yakalama işlemine direnmek savunma sayılmaz.
  • Korunan hak: Yaşam, vücut bütünlüğü, cinsel dokunulmazlık, konut ve mal gibi haklar korunabilir.
  • Güncellik: Saldırı sürmeli, başlamak üzere olmalı ya da tekrarı muhakkak olmalıdır.

Savunmaya ilişkin şartlar şunlardır:

  • Zorunluluk: O anın koşullarında saldırıyı başka türlü önleme imkânı bulunmamalıdır.
  • Orantı: Savunma, saldırıyı durduracak ölçüde olmalıdır. Kullanılan araç ve verilen zarar buna göre değerlendirilir.
  • Saldırana yönelme: Savunma saldırıyı yapan kişiye karşı gerçekleşmelidir.

Bitmiş bir saldırıya karşı meşru müdafaa olmaz. Saldırgan kaçarken arkasından verilen karşılık çoğu zaman savunma değil, öç almadır. Bu durumda en fazla tahrik indirimi tartışılır.

Meşru Müdafaa Kabul Edilirse Hangi Karar Verilir?

Meşru müdafaa şartları tam oluşmuşsa mahkeme beraat kararı verir (CMK m.223/2-d). Çünkü fiil hukuka uygundur ve ortada cezalandırılacak bir haksızlık yoktur. Uygulamada bu sonuç zaman zaman ceza verilmesine yer olmadığı kararıyla karıştırılır. İkisi aynı şey değildir.

Ceza verilmesine yer olmadığı kararı başka hallerde verilir. Zorunluluk hali bunlardan biridir (TCK m.25/2). Burada bir saldırı değil, bilerek neden olunmayan ağır ve muhakkak bir tehlike vardır. Kişi bu tehlikeden başka yolla korunamıyorsa cezalandırılmaz. Karar bu kez kusurun bulunmamasına dayanır (CMK m.223/3-b).

Soruşturma aşamasında da benzer bir sonuç doğabilir. Savcı, savunma şartlarının açıkça oluştuğunu görürse kovuşturmaya yer olmadığına karar verebilir. Tazminat bakımından da fark vardır. Haklı savunmada bulunan kişi, saldırana verdiği zarardan kural olarak sorumlu tutulmaz (TBK m.64).

Meşru Savunmada Sınırın Aşılması Ne Demektir?

Meşru savunmada sınırın aşılması, savunmanın saldırıyı durdurmak için gerekenden ileri gitmesidir. Kanun bu durumu üç ayrı ihtimale göre çözer (TCK m.27). Belirleyici olan, kişinin sınırı hangi ruh haliyle aştığıdır.

  • Kast olmadan aşma: Sınır dikkatsizlikle aşılmışsa taksirli suçun cezası verilir. Bu ceza altıda birinden üçte birine kadar indirilir (TCK m.27/1).
  • Heyecan, korku, telaş: Aşma mazur görülebilir bir heyecan, korku veya telaştan doğmuşsa ceza verilmez (TCK m.27/2).
  • Kasten aşma: Saldırı etkisiz kaldıktan sonra bilerek devam edilmişse kasten işlenen suçtan ceza verilir.

İkinci ihtimalde mahkeme ceza verilmesine yer olmadığına karar verir (CMK m.223/3-c). Bu hüküm yalnızca meşru savunma için geçerlidir. Gece yarısı evinde saldırıya uğrayan kişinin paniği buna tipik örnektir.

Burada ince bir ayrım vardır. Kişi korku ve panikle hareket etmişse sınırın aşılması hükümleri uygulanır. Öfke ve hınçla hareket etmişse tahrik hükümleri uygulanır. Yargıtay uygulaması da bu ruh hali ayrımına dayanır.

Hata hali de unutulmamalıdır (TCK m.30/3). Kişi saldırıya uğradığını sanmış ve bu yanılgı kaçınılmaz ise hatasından yararlanır. Oyuncak silahı gerçek sanan kişinin durumu buna örnektir. Hatanın kaçınılmaz olup olmadığını mahkeme somut olaya göre belirler.

Meşru Müdafaa ile Tahrik İndirimi Arasındaki Fark Nedir?

Temel fark şudur: Meşru müdafaa fiili hukuka uygun kılar, tahrik ise yalnızca cezayı azaltır. Birinde kişi kendini korur, diğerinde öfkesine yenilir. Aşağıdaki tablo iki kurumu yan yana gösterir.

Tahrik ile meşru müdafaa karşılaştırması
Ölçüt Haksız tahrik Meşru müdafaa
Kanun maddesi TCK m.29 TCK m.25/1
Hukuki nitelik Kusuru azaltır Hukuka uygunluk nedeni
Sonuç Ceza indirimi Beraat
Zaman Fiil bitmiş olabilir Saldırı sürmeli
Ruh hali Öfke, şiddetli elem Korunma amacı
Orantı Aranmaz, oranı etkiler Zorunlu şart
Adli sicil Mahkûmiyet kaydı oluşur Mahkûmiyet yoktur

İki kurum aynı olayda art arda tartışılabilir. Savunma önce meşru müdafaa şartlarını ileri sürer. Bu kabul edilmezse sınırın aşılması hükümleri incelenir. O da oluşmazsa tahrik indirimi istenir. Mahkeme de değerlendirmeyi genellikle bu sırayla yapar.

Sık Karşılaşılan Olaylarda Hangi Hüküm Uygulanır?

Hangi hükmün uygulanacağı, saldırının o anda sürüp sürmediğine ve tepkinin ölçüsüne göre belirlenir. Aynı olay küçük bir ayrıntıyla beraatten mahkûmiyete dönebilir. Aşağıdaki örnekler genel eğilimi gösterir, her dosya kendi delilleriyle değerlendirilir.

Konuta giren hırsızGece eve giren kişiye karşı savunma hakkı vardır. Saldırı ve tehlike sürdükçe meşru savunma tartışılır.
Kaçan hırsızTehlike geçtikten sonra verilen ağır karşılık savunma sayılmayabilir. Bu halde tahrik veya sınırın aşılması gündeme gelir.
Şiddet gören eşSaldırı anında kendini koruyan kadın meşru savunmadan yararlanabilir. Geçmişteki sürekli şiddet de ayrıca değerlendirilir.
Saldırı anı dışındaki tepkiŞiddet uygulayan eşe sonradan verilen karşılıkta savunma şartı zorlaşır. Süregelen şiddet tahrik oranını yükseltebilir.
Karşılıklı kavgaİki taraf da isteyerek kavgaya girmişse meşru savunma kural olarak kabul edilmez. İlk hareketi kimin yaptığı araştırılır.
Sözlü sataşmaHakaret veya ağır söz, yaralamaya karşı savunma hakkı vermez. Ancak tahrik sayılabilir ve cezayı indirir.
Başkasını korumaÜçüncü kişiye yönelen saldırıyı önlemek de savunmadır. Orantı şartı burada da aranır.
Yanılgıyla savunmaSaldırı var sanılarak verilen karşılıkta hata hükümleri incelenir. Yanılgı kaçınılmaz ise kişi bundan yararlanır.

Konut örneğinde orantı dar yorumlanmamalıdır. Gece vakti evinde yabancıyla karşılaşan kişiden soğukkanlı bir hesap beklenemez. Korku ve telaş burada kanunun açıkça tanıdığı bir mazerettir.

Aile içi şiddet dosyalarında geçmiş başvurular önem taşır. Önceki şikâyetler, koruma kararları ve doktor raporları saldırının sürekliliğini gösterir. Mahkeme bu geçmişi hem savunma hem tahrik bakımından dikkate alır.

İddia Nasıl İspatlanır, Olaydan Sonra Ne Yapılmalı?

Savunma veya tahrik iddiası somut delille ispatlanır: kamera kaydı, tanık beyanı, adli rapor ve olay yeri bulguları. Soyut bir “beni kışkırttı” beyanı tek başına yeterli olmaz. Mahkeme bu iddiaları kendiliğinden de araştırır. Yine de delili zamanında göstermek sonucu doğrudan etkiler.

Deliller hızla kaybolabilir. Kamera kayıtları çoğu yerde kısa sürede silinir. Darp izleri günler içinde kaybolur. Bu yüzden ilk saatler belirleyicidir.

  1. Güvenli bir yere geçin ve yardım çağırın. Saldırı sona erdiyse karşılık vermeyi sürdürmeyin, 112’yi arayın.
  2. Sağlık kuruluşuna başvurun. Yaralarınızı aynı gün rapora bağlatın. Savunma yaraları saldırıya uğradığınızı gösterir.
  3. Olay yerini bozmayın. Kırılan eşya, kan izi ve saldırıda kullanılan araç yerinde kalsın.
  4. Kamera kayıtlarını bildirin. İşyeri, apartman ve sokak kameralarının yerini kolluğa veya savcılığa yazılı olarak bildirin.
  5. Tanıkları not edin. Olayı görenlerin adını ve iletişim bilgisini kaydedin.
  6. Önceki olayları belgeleyin. Eski tehdit mesajları, şikâyetler ve koruma kararları dosyaya sunulmalıdır.
  7. İfadeden önce avukatla görüşün. Susma ve müdafiden yararlanma hakkınız vardır (CMK m.147).

İfade aşaması bu dosyaların en hassas anıdır. Şüpheli gözaltına alınmış veya savcılığa ifadeye çağrılmış olabilir. İlk anlatım sonradan değiştirilirse inandırıcılık zayıflar. Saldırının ne zaman başladığı ve ne zaman bittiği açıkça anlatılmalıdır.

Mağdur tarafı için de aynı titizlik geçerlidir. Sanığın tahrik iddiası gerçeği yansıtmıyorsa bu, delille çürütülmelidir. Mağdur veya yakınları davaya katılabilir, tanık ve kayıt gösterebilir. İndirim oranına karşı kanun yoluna başvurma hakları da vardır.

Not: Savunma iddiası tutuklama değerlendirmesini de etkiler. Güçlü deliller varsa tutuklama yerine adli kontrol istenebilir. Karar her dosyada hâkimin takdirindedir.

Bursa’da Bu Dosyalar Nasıl Yürür?

Bursa’da bu dosyaların soruşturmasını Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı yürütür. Olay ilçede yaşanmışsa ilgili ilçe başsavcılığı devreye girer. İnegöl, Mudanya veya Gemlik gibi ilçelerin kendi adliyeleri vardır.

Dava, suçun türüne göre farklı mahkemede görülür. Kasten öldürme ve teşebbüs dosyalarına ağır ceza mahkemesi bakar. Basit kasten yaralama, tehdit ve hakaret dosyaları asliye ceza mahkemesinde görülür. Kararlara karşı istinaf incelemesini Bursa Bölge Adliye Mahkemesi yapar.

Alt sınırı beş yıldan fazla hapis gerektiren suçlarda müdafi zorunludur (CMK m.150/3). Şüphelinin avukatı yoksa barodan görevlendirme yapılır. Haksız tahrik iddiası olan dosyalarda kamera kayıtlarının erken toplanması bu nedenle önemlidir. Talep, soruşturmanın ilk günlerinde yazılı olarak yapılmalıdır.

Haksız Tahrik ve Meşru Müdafaa Hakkında Sık Sorulan Sorular

Haksız tahrik indirimi kendiliğinden uygulanır mı?
Evet, mahkeme şartları görürse talep olmasa da bu indirimi uygular. Ancak hâkim yalnızca dosyadaki delillere bakar. Tahrik eden davranış kamera, tanık veya mesaj kaydıyla gösterilmemişse indirim yapılmayabilir. Bu yüzden iddia soruşturmanın başında dile getirilmeli ve delilleri açıkça gösterilmelidir.
Meşru müdafaa halinde gözaltı veya tutuklama olur mu?
Olabilir, çünkü şartların oluşup oluşmadığı ancak deliller toplandıkça anlaşılır. Özellikle ölüm veya ağır yaralanma varsa şüpheli gözaltına alınabilir. Savunmayı destekleyen kamera kaydı ve raporlar erken sunulursa serbest bırakma veya adli kontrol ihtimali artar. Karar hâkimin takdirindedir.
Sözlü hakaret tahrik sayılır mı?
Evet, hakaret hukuka aykırı bir fiildir ve tahrik oluşturabilir. Ancak indirim oranı genellikle alt sınıra yakın belirlenir. Sözlü sataşmaya çok ağır bir karşılık verilmişse mahkeme bunu orana yansıtır. Hakarete hakaretle karşılık verilmişse özel hüküm uygulanır (TCK m.129).
Evime giren hırsıza zarar verirsem ceza alır mıyım?
Saldırı ve tehlike sürerken orantılı biçimde karşılık verdiyseniz ceza almazsınız. Sınırı korku veya telaşla aştıysanız yine ceza verilmez (TCK m.27/2). Hırsız kaçtıktan sonra verilen ağır karşılık ise farklı değerlendirilir. Her olayda gece vakti, kişi sayısı ve kullanılan araç incelenir.
Kavgayı ben başlattıysam indirim alabilir miyim?
Kural olarak alamazsınız, çünkü ilk haksız hareketi yapan tahrikten yararlanamaz. İstisnası dengenin bozulmasıdır. Küçük bir davranışınıza karşı çok ağır bir saldırıya uğradıysanız mahkeme indirimi tartışabilir. Kimin başlattığı belirlenemiyorsa şüphe sanık lehine yorumlanır ve indirim genellikle alt sınırdan yapılır.
Haksız tahrik ve meşru müdafaa aynı dosyada ileri sürülebilir mi?
Evet, iki iddia kademeli olarak birlikte ileri sürülebilir. Önce savunma şartlarının oluştuğu ve beraat gerektiği belirtilir. Kabul edilmezse sınırın aşılması hükümleri istenir. Son olarak tahrik indirimi talep edilir. Bu sıralama çelişki sayılmaz, mahkeme de aynı sırayla inceleme yapar.
Tahrik indirimi alan kişi HAGB veya ertelemeden yararlanır mı?
İndirim sonrası ceza iki yıl veya altına inerse bu kurumlar gündeme gelebilir. HAGB ve erteleme için kanundaki diğer şartlar da aranır. Sabıka durumu, zararın giderilmesi ve mahkemenin kanaati bunlardandır. Bu nedenle indirim oranı, cezanın infaz biçimini de dolaylı olarak etkiler.
Meşru savunmada tazminat ödenir mi?
Kural olarak ödenmez, çünkü haklı savunmada bulunan kişi saldırana verdiği zarardan sorumlu tutulmaz (TBK m.64). Tahrikte durum farklıdır. Ceza mahkûmiyeti kurulduğu için tazminat sorumluluğu sürer. Hukuk mahkemesi, mağdurun kışkırtıcı davranışını tazminat miktarında indirim nedeni sayabilir.
Süregelen şiddete karşı verilen tepki nasıl değerlendirilir?
Tepki saldırı anında verilmişse öncelikle meşru savunma hükümleri incelenir. Saldırı anı dışında verilmişse haksız tahrik hükümleri öne çıkar. Geçmişteki şiddetin belgelenmesi her iki halde de önemlidir. Raporlar, şikâyetler ve koruma kararları indirim oranını ve mahkemenin kanaatini doğrudan etkiler.
Av. Mustafa Yılmaz
Ceza Avukatı | Bursa Barosu

Bu yazı Avukat Mustafa Yılmaz tarafından hazırlanmıştır. Avukat Mustafa Yılmaz, Bursa Barosu’na kayıtlı lisanslı bir avukattır. Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. Stajını Ankara Barosu’nda tamamlamış ve mesleğini Bursa’da sürdürmektedir. Öğrencilik yıllarında Uluslararası Hukuk Kongresi’nde Türkiye’yi raportör olarak temsil etmiştir.

Çalışmalarını ağırlıklı olarak ceza hukuku alanında yürütmektedir. Bursa ceza avukatı olarak soruşturma ve kovuşturma dosyalarını takip etmektedir. Ayrıntılı bilgi için hakkımızda sayfasına bakabilirsiniz.

Ceza HukukuSoruşturma ve kovuşturma dosyaları
Bursa BarosuKayıtlı avukat
Bursa AdliyesiBursa ve ilçe mahkemeleri
Güncelleme8 Ekim 2026 tarihli mevzuata göre
Avukat’a Sor: Haksız Tahrik ve Meşru Müdafaa

Ceza avukatı, olayın saldırı anını ve öncesini delillerle ortaya koyar. Haksız tahrik veya meşru savunma iddiasını ifade aşamasından itibaren dosyaya taşır. Kamera kaydı, tanık ve adli rapor taleplerini takip eder, kanun yollarına başvurur.

Danışmanlık ücretlidir. Ücretler TBB Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi esas alınarak belirlenir.